Kuyruk bilimi, beyin omurilik kanalının alt ucunda/kökünde bulunan organların enerjisinin doğrundan özellikle alt beyin sistemini etkilediğini savunur. Kuyruk bilimine göre bu organlar bilinçaltını etkileyebilme potansiyelleri olduğu için diğer organlardan çok daha önemlidir. Freud ve Jung’un da bu organlara ve enerjilerine çok büyük önem verdiğini görmekteyiz öyle ki Freud erken çocukluk dönemini bu organların adıyla dönemlere ayırmıştır; anal dönem, fallik dönem gibi.
Kuyruk bölgesinde pek çok organ olmasına rağmen şu 4’ünün önemi diğerlerinden daha fazladır.
Kadınlar için bu 4 organ: Vajina, klitoris, rahim ve anüs’tür.
Erkeklerdeki karşılığı: Penis kökü, penis, prostat ve anüs’tür.
Daha sonra hepsini detaylı olarak açıklayacağım, şimdi rüyalar ve seks bilimi ile ilgili bağlantısına bir bakalım.
Kuyruk enerjilerinin ne durumda olduğunun kontrolü en sağlıklı olarak rüya analizi ile yapılabilmektedir. Rüyalarımız bize sembol diliyle kök organlarımızın durumu hakkında net bilgiler verir. Bu bilgilerin anlaşılıp, doğru yorumlanabilmesi için simge dilini iyi bilmek, sembollerin anlamını çözebilmek gerekir. Konuşma, yazma gibi dille ilgili kavramlar korteks yani üst beyinsel aktiviteler olduğundan alt beynimiz kendini herhangi bir dil ile ifade edemez. Bu nedenle travmalarımızı anlayabilmek için bilinçaltımızın bize rüyalarımız aracılığıyla ne anlatmak istediğini keşfetmemiz gerekir.
Yine bu enerjilerin manipülasyonu da doğru seks sayesinde sağlanabilmektedir. Tahmin edilebileceği gibi doğru enerji kadın için vajinayken, erkek için penistir. Bu ve diğer kuyruk/kök organlarımıza aldığımız negatif etkileri doğrudan omuriliğimize bağlı penis/vajina sinirlerinin aktive ederek temizlemek mümkün. Bu aktivasyon da ancak doğru cinsellik bilgisi ve uygulaması ile sağlanabilmektedir.
Tüm bu nedenlerle kuyruk bilimi, bilimsel rüya analizi ve seksoloji her zaman bir arada anılması ve kullanılması gereken kavramlar/olgulardır.