Doğal kaynaklarla tedavi ya da terapi çok uzun zamandır üzerinde araştırma ve çalışma yaptığım şu anda da üniversite bünyesinde uzmanlık almakta olduğum bir alan. Üniversitelerin Eczacılık Fakültelerinin Farmakognozi Anabilim Dallarında okutuluyor. Farmakognozi antik yunanca 2-3 kelimenin birleşmesiyle türetilmiş bir terim. Farmakon: İlaç Gnosis:Bilgi
Batıda artık bu terim yerine daha çok, araştırılan ve kullanılan tüm kaynaklar biyolojik kökenli olduğu için, Farmasötik Biyoloji terimi tercih edilmektedir. Doğal kaynaklarla tedavinin günümüzde en çok kabul gören ve en popüler olan 3 (alt) bilim dalını sayabiliriz:
Bunlar; Fitoterapi, Aromaterapi ve Homeopati’dir.
Fitoterapi, kısaca bitkilerle tedavi anlamına gelir.
Aromaterapi, uçucu yağlarla tedavidir.
Homeopati ise benzer(ler)in benzer(ler)le tedavisi anlamına gelir.
Modern tıp ”allo’pati’k” bir yaklaşım sergiler. Yani bir şeyi karşıtıyla ”’tedavi”’ etmeye çalışır. Bu yüzden en çok duyduğumuz sözcük ‘anti’dir. Örneğin enfeksiyon kaptığımızda ”anti’biyotik” reçete ederler, enflamasyonumuz olduğunda ”anti’enflamatuvar”, ateşimiz çıktığında ateş düşürücü yani ”anti’piretik”… Örnekleri dilediğimiz kadar artırabiliriz. Homeopatide ise bir şeyi benzeriyle tedavi etme anlayışı hakimdir; bunu çivi çiviyi söker yaklaşımına benzetebiliriz. Ateşiniz varsa size verilecek olan homeopatik ilacın (ki ilaç bile denmez, “remedi”) kaynağı, sağlıklı bir insan içtiğinde ateşini yükseltecek etkisi olan bir kaynaktan seçilir.