Hadi uzuun aradan sonra bir şeyler anlatayım:
Bir endüstrinin yan/artık ürünü ekonomik getirisi yüksek olacak şekilde pazarlanabilirse bu büyük bir ticari başarıdır.
Mesela eskiden yoğurt ve peynir altı suları atılırdı. Son 10 yıldır falan altın değerinde; çünkü bunlardan elde edilen bir çeşit sindirimi imkansıza yakın ve allerjen protein en kaliteli protein adı altında satılıyor. Kilosu da en kaliteli peynirden pahalı. Bunun ne kadar büyük bir ticari başarı(!) olduğunu görebiliyor musunuz? Süt endüstrinin artığından endüstrinin bütün ürünlerinden daha pahalı birim fiyatı olan bir ürün ortaya çıkarmak!
E tabi bunu güzelce pompalamak lazım. Birkaç vücut geliştirme sitesine, forumuna vs. bilgi verdiler mi copy+paste şeysiyle internet fenomeni olması işten bile değil. Forumlardaki bilgiler bilimsel kanun kabul edilir oldu günümüzde neyse bu başka yazının konusu 🙂

Yine mesela tavuk + pilav fenomeni de bu bağlamda tavuk etine olan talebi yükseltmek ve ve arz-talep dengesini değiştirerek değerini yükseltmek için ortaya atılmış bir şeydir; çünkü maşallah sporcularımız yine forumlardan aldıkları bilgiler doğrultusunda bir oturuşta en az yarım kilo yiyorlar. 🙂
Taraflı olduğum eleştirileri gelmeden hemen başka gıcık olduğum bir örnek vereyim 🙂
Gelelim meyve suyu endüstrisine..
Meyve sularının posaları süzülerek atılır, endüstriyel artıktır… Biraz kafayı çalıştırıp bu posayı %100 meyve sularından daha pahalıya satabilir miyiz?
Tabii ki! Vee karşınızda pulpy serilerii…
“juice drink” kategorisinde olup maksimum %10(!) meyve içeren o da bizim posa 😉 kalanı su, şeker, renklendirici, aroma vs. olan bir şey… Güzelce pazarlanırsa milyonların gözdesi olabilir, oldu da.
Sen git çöpten bir şey uydur sonra onu kendinden 10 kat fazla meyve içeriği olan gerçek meyve suyu serilerinden daha pahalıya sat, bravo valla!
Şey kesin sağlık için daha iyi falandır; posalı(!) ya lif içeriğinden dolayı barsak kanseri başta olmak üzere bir sürü kanseri önlemede ve daha pek çok hastalıkla başa çıkmada bir takım etkileri söz konusudur.
Forumlara ve reklamlara bakınız; ben bakmadım, sadece tahmin, hüsn-ü kuruntu, laf-ı güzaf…
Bu arada sokakta 1 liraya taze sıkılmış meyve suyu içebileceğiniz vitamin barlar tukakadır, kötüdür, pistir, mikrop üretir bir kere; benden duymuş olmayın sevgili endüstricikler dışarıdaki “açık” meyve suyu satışını yasaklatacak yönetmelikler ve yasa tasarıları üzerinde çalışmaktalar ki onların çöpten dönüştürdükleri şeylere olan rağbet artsın.
Bu yazıyı ilk kez dile getireceğim şu temenni ile bitiriyorum:
Gerçeğin ta kendisiyle, hakikatle kalın.
Yoksa mazallah sağlıklı kas geliştiricem diye izole whey proteini, daha sağlıklı meyve suyu içip lif alacağım diye pulpy serilerini tüketebilirsiniz. 🙂
PS: “Gerçek” whey proteini çok mu kötüdür? Yooo, git sütçüden süt al yarısını mayala yoğurt yap, yoğurt sulandıkça suyunu kafaya dik; diğer yarısıyla da lor yap, kalan peynir altı suyu ve bir parça kendi mayaladağın yoğurt ile de dillere destan bir yoğurt çorbası yap, aldın işte bütün whey’i. 😉
Pardon bunu söylememem gerekirdi; gıda mühendisi, diyetisyen, endüstri mühendisi arkadaşlarımdan falan özür diliyorum. 🙂







